twitterfacebookgoogle pluslinkedinrss feedemail

Social Icons

4 Mayıs 2014 Pazar

Anka

Ömer Aybat
Kuşatan kuşatınca yerin dört bir yanını
Göz kamaştıran ışık öbek-öbek inince
Kişi iki gözünü göğe yasaklayınca
İki dizi bükülüp diremezse gövdeyi
Adım atacak kim var düşünse de adımı
Olduğu yerde kalır ağırlaşan gövdeler
Donuk bakışlar baskın çıkar parlak gözlere
Bir güçsüzlük yapışır dimdik duran dizlere
Acı girer yüreğe geniş olan büzülür
Sevinçli olan kişi sevinemez üzülür
Gökten bir alev iner yalar kişi yüzünü
Dilin de gücü yetmez söylemeye sözünü
Ne çoluk çocuk koyar ne genç ne yaşlı demez
Onun dokunduğunu hiçbir ilaç silemez


Katı olan yüreği katılığı öldürür
Yumuşak olan yürek en sonunda güldürür
Uçup da Tanrısının o yüksek uçmağına
Vardığında sözleri edilen Kaf Dağına
Takılınca derisi Anka Kuş cırnağına
Ya düşürülecek çöle leş olacak gövdesi
Ya da bütün acıya dayanıp uğraş veren
Çabalayıp çıkacak o kuşun tepesine
Ya tutsak olacak Anka ya da pisi-pisine
Alıcı kendisiyken av olacak avına
Artık hangi bir Anka uçacak Kaf Dağına
Korkusundan titreyip sinecek oyuğuna
Kişi denilen varlık bir elde sevgisiyle
Ötekinde kırbacı şaklarken yanağına
Kişi denilen varlık bir yandan dirim verir
Bir yandan iki gözü döner kan çanağına

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 

ILETISIM

Ad

E-posta *

Mesaj *

Bumerang - Yazarkafe