twitterfacebookgoogle pluslinkedinrss feedemail

Social Icons

2 Mayıs 2014 Cuma

Gözükara

Ömer Aybat
İstekli bakışların ardında nice arzu gizlidir. Meme başları sızlayan bir kızın yaydığı sıcaklıktır aşk ateşi. Bir dokunuşta çarpılır titreyişler. Hırçın dalgalar gibi alçalıp yükselir duygular. Derman veren ellerde biçimleninceye kadar yoğrulur gövde; saydamlaşan, biçimlenen cam gibi kırılgandır, bakanı mest eden güzelliktedir gövde. Kah hırçın dalgalara dayanan gemi gibi sert, kah örgücünün elindeki yumak gibi yumuşaktır, kah ateşten daha yakıcı, kah beton gibi soğuktur.

Baygın gözlere gizlenmiştir istekler, baygın gözlerde titreyişlere gebe dilekler var, albenisi var bir çift baygın gözün. Güneşin kavuruşu gibi içten içe kavrulurken ten ıslak dudaklarda diner sızılar. Aralanan döşe çevrilir gözler davetsiz gelen misafire çevrildiği gibi. Fırtınanın habercisidir bakışlar, baktırışlar. Çarpmanın etkisiyle titreşir, tepeden tırnağa tuz buz olur duygular.

Ey gövdem niçin yutkunamayıp acı çekersin döşekteki ölümcül hasta gibi. Boğazındaki kara su niçin tükenmez. Öyle bir sadeliktesin ki gözlerinin feri gitmiş, renkler anlamını yitirmiş. Öyle bir sadeliktesin ki ne ağzının tadı var ne de yüreğinin kıpırtısı, ne bir göz aydınlığın ne de bir amacın var.

Sevgiyle, umutla dirilecek benlik; çiçeğin su görmesi gibi, kökleriyle emip gün yüzüne çıkartması gibi dirimi ışık olacak görmeyen gözlere, beniz gelecek karanlık yüzlere, aşsıza aş, işsize iş olacak, dolgun göğüslere süt, ağızlara tat olacak, dikeni gül, dudağı bal yapacak sevgi. Yanaklar elma gibi allanınca sevgilisini çağırır öpülesi yanaklar. Dudaklar olgunlaşmış kirazı okşar, kulaklara küpe olur çoğu kez, boncuk olur sevgilinin döşünde, öpüşlerle şirinleşir; şirinleşir ta ki çatlayıp yarılıncaya kadar.

Kevser havuzunda yıkandı güzeller umudunu cennete bağlayanlar için. Yıkandı boyandı açıktan açığa Tanrının gözü önünde. Baygın bakışlarla beklemedeler ölüm müjdesini. Hak yolunda ölmeyi düşünen nice gözü kara var, pusatlara bürünmüş ölmeyi öldürmeyi şehvetle arzulayan nice gözü kara. Ey uğruna kanlar akıtılan hasekiler, odalıklar; ölüm bugün dinlenmekte, yarın çok çetin bir gün nice yiğit devrilecek bir-bir. Tasalanma kısmetim gelmedi diye. Ölüm kanlı elleriyle sunacak beklediğini, kanlı elleriyle getirip koyacak önüne. O gün süslenme günüdür ey güzel, kolları parmakları, gerdanlığı süsleme günüdür. Hak yolunda baygın bakışları hasretle arzulayan yiğitler için süslenme günüdür.

Ateşli dudakların kölesiyim dudaklarımı paralayan ateşli dudakların. İri gözlerin delisiyim, belasıyım hak yolundan yüz çevirenlerin. Bekle ey güzel ölüm binitine binmeme az kaldı, az kaldı kızılkanatlı meleklerle havalanmama. Tasalanma kısmetim gelmedi diye. Ölüm kanlı elleriyle sunacak beklediğini, kanlı elleriyle getirip koyacak önüne.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 

ILETISIM

Ad

E-posta *

Mesaj *

Bumerang - Yazarkafe