twitterfacebookgoogle pluslinkedinrss feedemail

Social Icons

9 Mayıs 2014 Cuma

Sılanın Türküsü

Ömer Aybat
Katı kalplerin yumuşayacağı yer sevginin kucağıdır. Ocağı şenlendirecek, gönlü eğlendirecek olan da sevgidir. Ocak; akan suların durduğu yerdir, ocak; en güçlü siperdir. Sevginin sıcaklığıyla erir yürek, görür bütün renklerini duygularının. Ne ağır gelir taşıdığı yük beline ne de kahır gelir diline; değil mi ki gönüllü yazılmıştır Tanrının ocağına.

Kıvılcımın çaktığı gözlerde kalbe giden bir yol var. Ne dikeni var bu yolun ne de taşı. Ne giden yorulur bu yolda ne de bekleyen. Ey gerçek sılanın yolcusu; vuslatın başlangıcıdır bu iki göz. Ey nesneden duyguya geçen; yanan ocağının ateşi orada fitillendi. Orada dillendi sılanın türküsü, ölü yürek orada dirildi.

Ey koynumdaki yılan; bari beni sokana kadar sahte sevgini esirgeme. Belki tatlı dilim seni deliğinden çıkarır. Ey kulağıyla sesim arasına duvar çeken; beni işitmezsen ne sen kazanırsın ne de ben. Ey yürekteki içtenlik; seni bırakıp gidenler neyi teptiğini bir gün anlayacak.


Soluklanın ey diriler; bir yol soluklanın varmak için erime. Güzellikleri tatmak için, atmak için katılığı yürekten bir an önce soluklanın. Sılaya çevrilsin gözler, adımlar atılsın varmak için, türküler söylensin yürekten. Sılaya giden yol türküsüz olur mu? Türküsüz olur mu sevinçler.

Benliğin kınanmadığı yerdedir sevgi. Doğumuyla sevgiye hak kazanan bebeğe gösterilen özen gibi olsun davranışlarınız. Acının da tatlının da bölüşüldüğü, yalnızlığın bittiği yerdedir sıla.

Sevginin değeri ölçülmez. Ey ilahi sarılış; ölü hücreye hayat veren sensin. Kavradığın bel, avuçladığın el Tanrının soluğu gibidir. Ey biçare; kimsizliğin pençesinde inim-inim inlerken yakınlığı düşlersin. Ey kurulan ocak; niye ki çatırdarsın kurulur kurulmaz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 

ILETISIM

Ad

E-posta *

Mesaj *

Bumerang - Yazarkafe