![]() |
| Ömer Aybat |
Ey Tanrı; sen öylece bir başına dururken yeryüzündekiler haddi aştı,dolaştı dosdoğru giden ayaklar birbirine;kişi kötü gözle bakar oldu yekdiğerine.
Doğallığının üstüne kur yolunu,dilini kötü sözlerden arındır.Ey kötü;Tanrı adına vazgeç anlamsızlıktan.Yitirdikten sonra neye yarar ki pişmanlık.Acıyı tatlıya,yayayı atlıya çevir;
Çevir ki hantal gövden kuş gibi kanatlansın,taçlansın sabrın koruğu üzüme erdiren vergisi.
Bencillik yürekten kovulduğunda,sağıldığında bireyciliğin azgınlaşan hastalığı,eğrilik doğruluğa,ayrılık bağlılığa çevrilecektir,yaşam anlam kazanacaktır sonunda.Ey türlü donlara giren benlik;pazarda satılık mısın ki biçimden biçime girersin.Ey benliğini pazara düşüren ;ne kadar da ederin olsa beş para etmezsin gözümde.
Ey olgunluk bağının yediveren üzümü; ne ilkyazda ne de güzde vergin hiç eksilmeyecek,tadın rayihan değişmeyecek.
Ey nefsinin isteklerine boyun eğen; kulluğun nefsine değil kamuya olsun.Ne cami ne de kilisedir Tanrının evi; şefkatin merhametin olduğu gönüllerdir Tanrının evi.Ey tanrı evinin
Emanetçisi; emanete ihanet olur mu? Gönlünün kamuya bakan penceresinde tanrının eli var.
Ey benlik; Tanrının elini kesmekle bencilleştiğini görmez misin ,ey benlik; gönüllü vermez misin? Ey gökten inen rahmet; düştüğün topraklarda azgını da ezgini de ayırt etmezsin..Ey rahmet; ezginin ezikliğinden yine de bihabersin.
Dereler kuruduğunda, topraklar yürüdüğünde, gözleri toz bürüdüğünde rahmet kapıları kapanmıştır. Azgının da ezginin de cezalandırıldığı bir yerde rahmetin adaleti neye yarar ki.
Ey doğruyu da eğriyi de cezalandıran cezalandırıcı; Kurunun yanında yaş da yanar öyle mi?
Ey taksimatın adaletten yoksun eli; sen Tanrının eli değilsin.
Bu dünyada görülecek hesap. Öteye bırakılmadan,gözyaşına bakılmadan hak eden bulacak cezasını .Ey hukukun padişahı; kamunun hakkını bu dünyada vermezsen sana güven kalır mı?Ey sabır ;eriyen gövdelerde daha ne kadar barınacaksın.
Kader kısmet diye önümüze taş koydular, soydular kamuyu ne uçmağı düşündüler ne de tamuyu. Tanrının kaderidir diyerek yüklendiler yüklendikçe,diklendiler diklendikçe; bir kuş sütü eksikti sofralarında.Ey yavan ekmek ; yoksulun ağzının suyunu kurutursun; bir de nimetten sayılırsın, öpülüp baş üstüne konulursun.Ey sofranın katıksız somunu; kuru boğazdan mideye nasıl ineceksin.Ey kaderin gözde besini; dervişlerin sofrasında bile katıklısın,yoksulun sofrasında gerçekten yazıklısın.






Hiç yorum yok:
Yorum Gönder