![]() |
| Ömer Aybat |
Hayal kırıklığının oturduğu yüreğim seni çağırır. Geçmeyen günlerimin, geçmeyen gecelerimin yelkovanısın sen; döndürür durursun zamanı. Sessiz bakışlarının ardındadır sevgim, bükük boynunun utangaç edasındadır. Günümü aydınlatan güneşim, gecemi aydınlatan yıldızımsın. Ey yönümü gösteren; beni erime ulaştıran kerterizimsin.
Bekleyişlerin bıçak gibi saplandığı yüreğim acıyla arkadaş oldu, yıkılmak nedir bilmeyen gövdem tuş oldu, savaş oldu sevişle dövüş arasında. Ey sevgili; duygularım tuzlu suyun tadına döndü.
Sevdalı bakışların kesiştiği yerdedir mutluluğum. Yuvasını yapmak için çer-çöp taşıyan bir kuşun gagasındadır hayalim. Ey emeklerimin helal-ı hoş olduğu sevgili; alıcı kuş beni almadan, gözlerime damlalar dolmadan yetiş imdadıma; sürüklendiğim akıntıda tutunacağım bir sen varsın.
Yüreğimi acıtan bir yoldayım, cinnet geçirsem de ey sevgili; gönülsüze minnet eylemem.
İşveli bakışlarınla esrik olacak başım, havalanacak gönül kuşum, neticelenecek bekleyişim, gülün mis kokan yaprakları arasında görülecek işim. Ey ibrişim; sıka yazacaktın boynumu, göndere yazacaktın beni karanlığa. Ey ibrişim; sevdiğimin belinde davetlimsin.
Yabandık alıştık, sanki çok önceden tanışmışız gibi sarıldık birbirimize. Ey gün; yarin bakışlarıyla açmak isterim gözümü; parıl-parıl parlasan da hiç kalırsın sevdiğimin bir çift gözü yanında. Ey günün parlaklığını yok eden parlaklık; sevgilimin gözlerindendir yansımanız.
Ey yolunu beklediğim; mekik dokudum yolunla yolum arasında, gidiş-gelişlerinin arasına kurdum soframı, baş kaldırmış gelincik gibi gözledim geçişini. Ey utangaç yüz; bir parça da olsa dönüp bakmaz mısın yüzüme. Ey pembeleşen yüz; kızıl tenime yakışırsın sen.
Ey sevgili; yanıtsız kalan davetim yanıtsız kalan sözüm alacağım olsun. Ey borçlu; borç ödenmeyi bekler.
Derelerin sesi çağırır sevgiliyi, kır çiçeklerinin nefesi, kuşların cıvıltılı sesi çağırır. Gel ey sevgili; çağırıldığın gönle gel; dinle yüreğimin sesini, kanımın her döngüsünde sevilmişliğinin ilahi tecellisi var.
Sözün esirgendiği yerde, gözlerden ırak kalmaktır yalnızlık. Yerine getirilmeyen davetin değeri sonradan anlaşılacaktır. Boynu ilmeğe geçirmektir sessiz sedasızlık; ipini çekmektir bir aşkın. Şaşkın gözler ölümü seyrederken daha açar açmaz soluveren bir çiçek gibidir aşk, ne gün görecek ne de anlam verecek zamanı olmuştur.
Sevdalı yürek belki de bir daha açılmamacasına kapanacak, tatlı kıpırtılar dikenli batışlara bırakacak yerini. Bundan sonra ne cıvıltılar olacak ne de gün parlayacak; bir aşk varmış denilecek sadece, unutulup gidecek.
Utangaç bakışlarında, pembe yanaklarında görmüştüm kendimi, aşk demiştim buna, seni bana uygun görmüştüm, mükemmelliği sezinlemiştim varlığında. Ey daha tanışır tanışmaz yüz çeviren, ey aşkın açmayan gülü; tomurcukluğun senin en büyük yalnızlığınmış.
Bir esintiydin, bir gel-geç sevdaydın sanki. Hüzünlü gözlerim seni resmederken inan ki gözyaşı dökmez. Pembemsi yanakların artık resmedilen bir resimdir benim için ne duygu yüklüdür o resim ne de bir merasimdir kayıtlara geçen. Ey kütüğüme yazılmayan; sam yelinin esintisiyle savrulup gittin.
Ey sevgili; yanıtsız kalan davetim yanıtsız kalan sözüm alacağım olsun. Ey borçlu; borç ödenmeyi bekler.






Hiç yorum yok:
Yorum Gönder