twitterfacebookgoogle pluslinkedinrss feedemail

Social Icons

17 Haziran 2014 Salı

iman

Ömer Aybat
Sonsuz karanlığın açılan penceresinden varlığın aydınlanan yüzüyle tanıştım. Var olanın düşünceyi yaratan etkisiyle öze daha bir yanaştım. Belirsizlikten anlama giden yolda tasavvurlar ardı ardına gelirken özümü bilmekle değer kıldım varlığa.

Ey düşünen; soyut olanın somut olandan kaynaklandığı bilinciyle davranman seni gerçeğe erdirecektir, somut olan düşünceyi doğuracaktır. Onun içindir ki varlık düşüncenin öz kaynağıdır.

Ey varlığın dışında bilinç arayan; nesneyi devinime geçiren bir el arayıp durman kendi kuruntunu tanrılaştırmandan başka bir şey değildir. Varlığın ötesinde bir etki araman aymazlığının göstergesidir. Ey bulamayacağının peşine düşen; aldattığın benliğin acılar içerisinde kıvranırken varlığın nesnelliğine iman etmekten niçin kaçınırsın. Cennetin de cehennemin de varlığın içinde barındığını niçin onaylamazsın. Bilgiyi, duyumu reddedenin varacağı yer iflah olmaz bir köleliktir. Ey kuruntunun kölesi; öğretildiğin anlamsızlık seni güvende kılmayacak.

Varlığın tasarısını görmezden gelen öyle bir batağın içerisindedir ki o batak kendisini yutar, o ise kurtulmak için mucize bekler; görür ki mucize dediği kendi kuruntusundan başka bir şey değilmiş. Batağa gömülürken havada kalan eline anlamsızlığın eli uzanmayacaktır. Çünkü anlamsızlığın eli beyninde oluşturduğu tasavvurdan başka bir şey değildir. Ne acıdır batağa gömülenin varlık dışında bir el araması. Ey batağa gömülen; seni kurtaracak olan varlığın elidir. Ey varlığın eli; kuşu uçuran da sensin, onu düşüren de.

Ey umudunu sözün büyüsüne kaptıran; söz nesnelliktir. Ey umudunu nesnelliğe dayayan; söz nesnenin içerisindedir. Ey gerçekliği reddeden kafa; hala omuzlarda duruyorken de mi nesnelliği reddedeceksin. Oysaki istediklerin, arzuladıkların, şehvetle sarıldıkların hiç de hayal değil. Ey özüyle oyun oynayan; oyununun kumdan kalelerden farkı yok, öyle ki bir dalga gelir alır götürür emeklerini.

Ey tavuk; çıkardığın yumurta gökten zembille inmedi.


Nesnenin içerisindedir duygu; onun içindir ki nesne sanatın kendisidir. Ey öz yalınlık; sen en büyük sanatkarsın. Ey temaşa edilen; doyumsuzsun. Ey temaşa eden; nesnenin sanatına boyun eğ.

Ey kafada çakan şimşek; donuk gözleri parlatır, yorgun gövdeyi rahatlatırsın. Ey beyinde tecelli edip gözleri parlatan gerçeklik; sen göz boyacılarının korkulu düşüsün. Ey açığa çıkan hile; ne de zavallısın.

Aymazlığın alabora ettiği teknede nice zavallı boğuldu. Uğuldayan dalgalar denizi yarıp onları içine alırken hiç de merhamet eylemedi. Gözbağcılar selamete çıkarken inanırları denizin dibini boyladı.

Ey varlığın ötesinde olduğuna inanılan tanrı; nedense azabın nesnelliğiyle korkutur, ödülün nesnelliğiyle de sevindirirsin. Ey varlığın dışında olduğuna iman edilen tanrı; korkutuşunun da sevindirişinin de nesnelliği sana iman edenleri yalanlamakta. Ey kuruntularına iman edenler; iman etmekte erken davranmadınız mı?

Boyunduruk bağını çözemeyenler çifte sürülen öküz gibi sürüldüler. Tanrı adına mülkün ırgatları oldular, vuruldular, sürüldüler, yoruldular. Mülkün el ovuşturan efendilerine el kavuşturarak tazimde bulundular.

Ey mülkü belirleyen parmak; yoksullara karşı ne de dikelirsin. Varsıllara karşı ise ölü bir kuşun boynu gibi eğilirsin.

Ey canlı bomba; pimi çeken parmak senin parmağındır. Ey sömürgecinin parmağı; pimi çeken parmakla özdeşsin.

Ey bir koyup da üç almanın peşinde olan; seni anlarım da sana omuz veren yoksulları hiç anlayamam. Ey üçün meraklısı; şehvetinin ağız sulandıran görüntüsü niçin karartılmaz.

Yoksulların yoksulluğunu kader diye damgaladılar, varsılın varlığını kutsadılar, şehvetin sonsuz ihtirasıyla varsılın önünde secdeye kapandılar. Ey ölüm; ezenin de kapısını çalarsın ezilenin de sevinenin de çalarsın üzülenin de. Ey son nefesin konuğu; yaşamı dünyalıkla dolu bencil bir yüreğin rüşvetine tamah eder misin? Ne mal-mülk bırakacak bir bilsen, ne iri gözlü diri yüzlü şirin sözlü dilberler bırakacak.

Ey varlığın ötesinde olduğuna inanılan Tanrı; nedense azabın nesnelliğiyle korkutur, ödülün nesnelliğiyle de sevindirirsin. Ey varlığın dışında olduğuna iman edilen Tanrı; korkutuşunun da sevindirişinin de nesnelliği sana iman edenleri yalanlamakta. Ey kuruntularına iman edenler; iman etmekte erken davranmadınız mı?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 

ILETISIM

Ad

E-posta *

Mesaj *

Bumerang - Yazarkafe