twitterfacebookgoogle pluslinkedinrss feedemail

Social Icons

2 Mayıs 2014 Cuma

Düşündürücü

Ömer Aybat
Yalancılığın tavan yaptığı yerde doğruluk pılısını pırtısını toplayıp gitti.Yalanı leblebi gibi çiğneyen bir ağzın kalın bağırsaktan farkı kalmadı. Yalan üstüne kurdukları dünya baş döndürücü bir hızla kirlenirken mülk tapıcılarının melek görünümlerinin ardındaki iblisliği artık gizlenemez oldu.

Ey ağız; sahibinin yüzünde kuyudan öyle bir kuyusun ki lağım çukuru bir hiç kalır yanında; neden ki yediklerin, içtiklerin sadece yalandır.

Sözü evirip çevirdiler,yalanı bir bakire gibi süslediler,olmayan ırzına geçip arzı endam eylediler yoksullara. Ey zalimin tetik çeken parmağı; yüzün değişse de yönün hiç değişmedi. Kıblen paranın saltanatından, ezenlerin sarayından hiç sapmadı.Ey sömürgecinin fedaisi; yoksullara karşı hıncın ne de büyükmüş.

Ey pisliklerini Allah söylemleriyle örtmeye çalışan; edindiğin mülkün sahibi sensin.Tasarrufun altındaki mülklerini sonsuz bir şehvetle kullanırken nasıl olur da mülk Allah’ındır dersin.Allahı pisliklerine alet eden yok mu? İşte onlar yalanlarıyla Allahı da mülklerine geçirmişlerdir.Onlar zalimlerin ta kendileridir.

Ey hokkabazın önündeki yoksul; olanla değilde olmayanla avutulman ne kötü.Ne kötüdür bu dinyada mülksüzleştirilmen,camın içindeki görüntülerle uyutulman ne kötüdür.

Ey akan ırmakların,altından gümüşten sarayların, çeşit-çeşit bahçelerin, serin suyla dolu havuzların, iri gözlü, diri gögüslü kızların düşleticisi; vaatlerin yoksulları ne sevindirir. Ey vaatlerin dini; peşin verdiklerini gizlemekte uzmansın.

Yoksulun önüne örülen taş duvar öte dünya için süslendi,el yüz sürüldü,okşandı kutsandı,peşin verdiklerini saklaması için,bekçi köpekleri gibi beklemesi için kendilerini taş duvarlar vesile yapılarak kapatıldı yoksulun ağzı,niyazının boşa gideceğini bilmeksizin halisane yakarışlarda bulundu yoksul.Bakan gözü kör, işiten kulağı sağır olsun diye önüne ördükleri duvar daha da yükseltildi.Ey taşın öte yanındaki; gözleri kör eden vaatlerinin şehvetinden saltanatının şatafatı görülmez olmuş,sorulmaz olmuş Allah’ı mülküne geçirdiğin,içirdiğin afyon şehvetten tutuşan gözleri kör etmiş.

Ey dilinin sihirbazı; yoksulun gözünde yalanların din olmuş. Ey dünün kara cahili; dil otunun cazibesine kapılanların sözü olmuşsun,gözü olmuşsun kör ettiklerinin.

Diliyle sopaladı dinleyenlerini,kah şehvetten ağzının suyu aktı kah korkutucu gözlerle baktı,kah doğruldu kah yan yattı,güvendi dilinin kıvraklığına kul-köle yaptı dinleyenleri yalanın saltanatına.


Ey sömürgeci; para musluğunun başında iblisliğin yatar, imanı parayla satın alır,saman altından su yürütürsün,sezdirmeden Tanrının evine girer borunu öttürürsün.Ey Allahın evine hapis edilen yoksul; tavanı gökyüzü olan şu koskoca yeryüzü Yüce Tanrının evi değil midir? Ey Allahı mülküne geçirten iman; iblisin dostu insanın düşmanısın sen.

Doğruluğun erdemin,dayanışmanın merhametin dili kesildi.Dedikodunun,aymazlığın,gammazlığın,kurnazlığın dili uzadı,yalayıp süpürdü görmezden geldikleri yoksulun payını; fildişi kulelerin önünde ırzına geçip yığdılar efendilerinin ayaklarının dibine.Ey varlığın esirgendiği yoksul; taş duvarların dibinde dillenmeyen payın taş duvarların ötesinde temellendi.Şehvetin kör ettiği gözlerin açıldığında ey yoksul; payınla yükselen o şatafatlı kulelerde adın okunmayacak.

Mülkün altına dinamit koymadan uçurdular,cennetle avutup gözleri kör eden vaatlerin şehvetiyle kaçırdılar.İri gözlü diri gögüslü kızları,altında gümüşten sarayları, şaraptan ırmakları düşlerlerken varlıklarından oldular,böylece tanrıya karşı geldiler.Ey iki elin hesabı; görülmen kaç para eder.Ey parmaktaki damga; yerilmen kaç para eder.

Ey akan ırmakların,altından gümüşten sarayların,çeşit-çeşit bahçelerin,serin suyla dolu havuzların,iri gözlü diri gögüslü kızların düşleticisi; vaatlerin yoksulları ne de sevindirir.Ey vaatlerin dini; peşin verdiklerini gizlemekte uzmansın.
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 

ILETISIM

Ad

E-posta *

Mesaj *

Bumerang - Yazarkafe